Tezgah sizin, müfredat sizin: Bu ahlak bozukluğu kimin eseri?

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bugünlerde ağzını açan, “İslam hak dinse dindarlar neden bu kadar hatalı?” diye söze başlıyor. Bu soru sadece cahillikten değil, aynı zamanda büyük bir algı operasyonundan besleniyor. Müslümana hata payı biçenlere, dinsizlerin ve seküler sistemlerin tarihe kazıdığı cinayetleri, sömürüleri ve ahlaksızlıkları toplasak; Müslümanın hatası devede kulak kalır. Ama gelin asıl meseleye, yani “insanın nerede yetiştiğine” bakalım.

Türkiye’deki suç haritasına bir bakın. Mafya babasından hırsızına, eşkıyasından ahlaksızına kadar kim varsa bir ortak noktaları var: Hepsi bu ülkenin seküler eğitim tezgahından geçmiştir. İlkokuldan liseye, hatta üniversite sonuna kadar sizin müfredatınızla, sizin yetiştirdiğiniz öğretmenlerle, sizin belirlediğiniz ideallerle büyüdüler.

Kur’an Kursu’na giden çocukların durumu ise ortada; yılda topu topu bir ay, o da yarım yamalak bir eğitim. Yılın geri kalan dokuz ayında bu çocukların zihnini kim şekillendiriyor? Eğer bugün toplumda bir ahlak çöküşü, bir karakter erozyonu varsa; faili uzaklarda aramayın. İlkokul birden alıp üniversite sona kadar elinizde tuttuğunuz nesil ahlaksız oluyorsa, suçlu o müfredatı yazan ve o eğitimi veren sistemdir!

İslamiyet’i hayatın merkezinden çıkarıp “genel kültür” seviyesine indirdiniz, hatta bir dönem tamamen yasakladınız. Sonuç ne oldu? Seküler müfredatla yetişen nesiller, Avrupa’nın o sömürgeci, beyinsiz seviyesinin bile altına düştü. İnsanı insan yapan maneviyatı söküp aldığınızda, geriye sadece maddeye tapan, değer tanımayan bir kitle kalıyor.

Şimdi kalkıp “Müslümanlar neden böyle?” diye sormak hem beyinsizlik hem de pişkinliktir. Kendi yetiştirdiğin öğrencinin ahlaksızlığının faturasını, o çocuğun hayatına sokmadığın İslam’a kesemezsin. Doğru soru şudur: “Cumhuriyetten beri uygulanan bu seküler eğitim, neden ahlaklı bir insan yetiştirmeyi beceremedi?”

Bize ahlak dersi vermeye kalkanların hayran olduğu o Batı; Afrika’da “kauçuk toplamadı” diye çocukların ellerini kesen, mısır tarlasından “bir avuç mısır aldı” diye 8 yaşındaki çocuğu idam eden bir zihniyettir. Stalin’in, Mao’nun, atom bombası atılması emrini veren Truman’ın, Vietnam’ı kan gölüne çeviren Eisenhower, Kennedy ve Johnson’ın “seküler” dünyasından bahsediyoruz.

Bizim eğitim sistemimizin en büyük hatası; bu hırsız, katil ve sömürgeci Avrupa’yı “medeni insan” sınıfına sokup bizim çocuklarımıza örnek diye göstermesidir. Kendi tarihimizi, kendi değerlerimizi bilmezsek; sömürgeciye meftun, kendi özüne düşman nesiller yetiştirmeye devam ederiz.

Ezilen Müslüman, öldürülen Müslüman, başına bomba yağdırılan Müslüman… Ama suçlu yine Müslüman, öyle mi? Hayır! Eğer bir hata varsa, o hata İslam’da değil; İslam’ı hayatın ve eğitimin dışına iten, Batı’nın kokuşmuş değerlerini müfredat diye önümüze koyan anlayıştadır.

Kimse bize ahlak dersi vermeye kalkmasın, biz o dersi bin yıl önce verdik; asıl siz kendi tezgahınızdan çıkan bozuk ürünlerin hesabını verin!

Tezgah sizin, müfredat sizin: Bu ahlak bozukluğu kimin eseri?
0