YEREL BELEDİYEYE VE İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI’NA AÇIK ÇAĞRIMDIR…
Nazilli, hepimizin bildiği gibi birinci derece deprem kuşağında, aktif fay hatlarının tam üzerinde yer alan bir ilçe. Son yıllarda ülkece yaşadığımız büyük acılar ortadayken, oturduğumuz evlerin güvenliği ve olası bir afete ne kadar hazır olduğumuz sorusu, kafamızı kurcalayan en büyük endişe kaynağı haline geldi.
Bir Nazilli vatandaşı olarak, canımızı emanet ettiğimiz yerel yönetimimize ve konunun uzmanı olan meslek odalarımıza sormak istediğim, kamuoyunun da acilen aydınlatılmasını beklediği çok hayati sorular var.
Aşağıdaki maddelerin, belediyemiz ve İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Nazilli Temsilciliği tarafından şeffaf bir şekilde cevaplanmasını talep ediyorum…
1. 2000 YILI ÖNCESİ YAPI STOKU VE RİSK DURUMUMUZ NEDİR?
En Büyük Riskimiz Eski Binalar: Bilindiği üzere, 1999 depremi sonrası yürürlüğe giren yönetmelikler ve hazır beton kullanımının zorunlu hale gelmesi, 2000 yılı sonrasındaki yapıların nispeten daha güvenli olmasını sağladı. Peki, Nazilli’de 2000 yılından önce inşa edilmiş kaç bina var?
Araştırma Komisyonu Kuruldu mu?.. Belediyemiz bünyesinde ya da İMO iş birliğiyle, ilçemizdeki bu eski yapı stoğunun risk oranını belirleyecek bir “Araştırma ve Tespit Komisyonu” kurulmuş mudur?
Hangi Mahalleler Tehlikede?.. Eğer böyle bir çalışma yapıldıysa, zemin yapısı ve bina yaşı göz önüne alındığında Nazilli’nin en riskli bölgeleri, mahalleleri hangileridir?
Bu veriler neden halkla net bir şekilde paylaşılmamaktadır?
2. NAZİLLİ BELEDİYESİ BUGÜNE KADAR HANGİ AKSİYONLARI ALDI?
Stratejik Eylem Planı: Belediyemizin kağıt üzerinde kalan “Afet ve Risk Yönetim” planları dışında, bugüne kadar sahada uyguladığı somut, gözle görülür aksiyonlar nelerdir?
Yapı Denetimleri ve Kaçak Yapılar: İlçede imara aykırı, kolon kesilmiş veya ruhsatsız kaç bina tespit edilmiştir? Bunlarla ilgili ne gibi yaptırımlar uygulanmıştır?
Halkın Bilgilendirilmesi: Belediyemizin halkı depreme hazırlama, binaların risk durumunu sorgulama hakları konusunda aydınlatma çalışmaları yetersiz kalmaktadır. Mahalle mahalle, sokak sokak vatandaşın katılabileceği bilgilendirme toplantıları, broşür dağıtımları veya dijital bilgilendirme rehberleri neden aktif bir şekilde yürütülmüyor?
3. İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI’NIN ÇALIŞMALARI KAMUOYUYLA PAYLAŞILIYOR MU?
Akademik ve Teknik Destek… İMO Nazilli Temsilciliği, ilçenin yapı güvenliğine dair bilimsel raporlar hazırlamakta mıdır? Şayet hazırlanıyorsa, belediye yönetimi bu raporları dikkate alarak mı kararlar vermektedir?
Odadan Neden Ses Çıkmıyor?.. Kentin teknik hafızası olan inşaat mühendislerinin, Nazilli’nin geleceği ve deprem dirençliliği hakkındaki öngörüleri, tespitleri ve uyarıları neden düzenli olarak yerel basın veya paneller aracılığıyla kamuoyuna aktarılmıyor? Mühendislerimizin bu konudaki sesini daha gür duymak hakkımızdır.
4. TATBİKATLAR NEDEN TABANA YAYILMIYOR VE HALK KATILAMIYOR?
Resmi kurumların ötesine geçilmelidir. AFAD koordinesinde veya belirli okullarda / üniversitelerde zaman zaman bölgesel veya kurumlar arası makro tatbikatlar (Örn: Geçtiğimiz dönemlerde yapılan ulusal TAMP tatbikatları) yapılıyor olabilir. Ancak sormak istiyorum; sıradan bir vatandaş olarak biz bu tatbikatların neresindeyiz?
Mahalle Bazlı Tatbikat Eksikliği: Deprem anında binalarından sağ çıkmaya çalışacak olan halktır. Neden mahallelerimizde, sitelerimizde, çarşı merkezinde halkın doğrudan katılım sağlayacağı tahliye, ilk yardım ve toplanma alanı tatbikatları yapılmıyor? Deprem bilinci sadece kağıt üstündeki planlarla değil, halkın bizzat yaşayarak öğreneceği pratik uygulamalarla kazanılır.
BENİM YEREL YÖNETİMDEN VE ODALARDAN ACİL TALEPLERİM
Şeffaf Deprem Portalı: Nazilli Belediyesi’nin internet sitesinde, vatandaşın oturduğu binanın yapım yılını, zemin durumunu ve mahallesindeki en yakın “Güvenli Toplanma Alanı”nı görebileceği, lojistik imkanları (su, elektrik, ilk yardım depoları) sorgulayabileceği şeffaf bir dijital platform kurulmalıdır.
Ücretsiz Hızlı Tarama Testi: İstanbul gibi metropollerde uygulanan, binaların deprem riskini ölçen “Hızlı Bina Taraması” hizmeti, Nazilli Belediyesi ve İMO ortaklığıyla ilçemizde de özellikle 2000 yılı öncesi binalar için ücretsiz olarak başlatılmalıdır. Vefakar Nazilli halkı, oturduğu evin mezarı olup olmayacağını bilme hakkına sahiptir.
Lojistik Depolar ve Gönüllülük Ağı: Nazilli’nin olası bir depremde dış dünyadan izole olma riskine karşı, ilçenin kritik noktalarına konteyner bazlı ilk yardım, gıda ve kurtarma ekipman depoları yerleştirilmeli; mahalle bazlı sivil arama-kurtarma gönüllü ağları (NAFAD, NAKSAR, YESEVİ vb. ekiplerin koordinasyonunda) kurulup eğitilmelidir.
Depremin ne zaman olacağını bilemeyiz ama önlem alıp almadığımızın hesabını bugün sormak zorundayız. Nazilli Belediyesi’ni ve İnşaat Mühendisleri Odası’nı, reklam veya rutin işlerin ötesine geçerek, bu kentin asıl ve en hayati sorunu olan deprem hazırlıkları konusunda acilen ortak, somut ve şeffaf bir açıklama yapmaya davet ediyorum. Yarın çok geç olmadan, sesimize kulak verin!
DEPREM ÖNCESİNDE ALMAMIZ GEREKEN ÖNLEMLER VE İHTİYACIMIZ OLANLAR
Deprem kuşağında yaşayan bir aile olarak, hepimizin en büyük sorumluluklarından biri bu gerçeğe her an hazırlıklı olmak. Depremin ne zaman geleceğini bilemeyiz ama geldiğinde ne yapacağımızı ve evimizde nelerin hazır olması gerektiğini çok iyi bilebiliriz.
Kendi hayat tecrübelerime ve bu konudaki hayati kurallara dayanarak, evimizde almamız gereken önlemleri ve bulunması gerekenleri kendi dilimden şöyle özetlemek isterim:
1. Evimizde Mutlaka Bulunması Gerekenler
Deprem anında ve hemen sonrasında dışarı çıktığımızda, ilk 72 saat boyunca kimseye muhtaç kalmamak için her an elimizin altında, kapıya yakın bir yerde deprem çantamız hazır olmalı. Bu çantanın içinde şunlar kesinlikle yer almalı…
- Kişi başına en az 3 günlük su (küçük pet şişelerde) ve yüksek kalorili, bozulmayan, konserve veya bisküvi tarzı yiyecekler.
- Kimlikler, tapu, sigorta poliçeleri, ehliyet gibi belgelerin su geçirmeyen bir poşette saklanan fotokopileri.
- Pilli bir radyo (gelişmeleri takip etmek için), el feneri ve yedek piller. Şarjı dolu bir taşınabilir şarj cihazı (powerbank).
- Soğuktan korunmak için kalın giysiler, yağmurluk ve hafif bir battaniye.
- Sesimizi duyurabilmek için bir düdük hayati önem taşır.
2. Evimizin İçinde Almamız Gereken Önlemler (Tedbirler)
Deprem anındaki yaralanmaların ve can kayıplarının çok büyük bir kısmı ev içindeki eşyalardan kaynaklanıyor. Bu yüzden evimizi güvenli hale getirmek ilk işimiz olmalı…
- Gardırop, kitaplık, vitrin gibi yüksek ve ağır mobilyaları mutlaka duvara sabitlemeliyiz.
- Televizyon, buzdolabı gibi cihazları özel aparatlarla yerlerine sabitlemek gerekiyor.
- Ağır tabloları ve aynaları yatak baş uçlarından veya oturma gruplarının hemen arkasından uzaklaştırmalı, sabit askılarla asmalıyız. Mutfak dolaplarının kapaklarına deprem kilidi takmalıyız ki içindekiler üzerimize fırlamasın.
- Deprem sonrasında yangın ve su baskını riskini önlemek için gaz, su ve elektrik vanalarının/şalterlerinin yerini evdeki herkes öğrenmeli. Sarsıntı biter bitmez bunları kapatacak pratikliğe erişmeliyiz.
- Evde hep birlikte bir araya gelip deprem anında kimin ne yapacağını konuşmalıyız. “Çök-Kapan-Tutun” hareketini nereye, nasıl yapacağımızı önceden belirlemeliyiz. Yatakların yanı, sağlam bir koltuk veya bazanın kenarı gibi “hayat üçgeni” oluşturabilecek güvenli noktaları önceden tespit etmeliyiz.
- Dışarı çıktığımızda ailece nerede buluşacağımızı (mahallemizdeki acil toplanma alanını) kararlaştırmalıyız.
3. Sarsıntı Anında Nasıl Davranmalıyız?
Panik en büyük düşmanımızdır. Sarsıntı başladığında sakin kalmaya çalışarak şunları uygulamalıyız…
- Kesinlikle merdivenlere koşmamalı, balkona çıkmamalı ve asansörleri kullanmamalıyız. Deprem anında binaların en zayıf noktaları buralardır.
- Güvenli bir yerde Çök-Kapan-Tutun hareketini yapıp sarsıntının geçmesini beklemeliyiz. Başımızı ve boynumuzu kollarımızla korumalıyız.
- Sarsıntı durduğunda, önceden hazırladığımız deprem çantasını yanımıza alarak, tesisat vanalarını kapatıp sakin adımlarla binayı terk etmeli ve toplanma alanına gitmeliyiz.
Bu önlemler hem bizim hem de sevdiklerimizin hayatını kurtarabilir.
“Sen tedbirini al, takdir Allah’ındır.”

