HALDUN AKÇAKAYA
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yeni Türkiye’nin ‘Büyük Meydan Savaşı’ ve CHP’deki büyük tasfiye

Yeni Türkiye’nin ‘Büyük Meydan Savaşı’ ve CHP’deki büyük tasfiye

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Gözümüzün önünde, adeta nefes kesen büyük bir meydan savaşı yapılıyor. Savaşın tarafları net: Bir yanda Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), diğer yanda ise Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ). Bu iki devasa güç odağının çarpışması, ülkenin tüm kurumlarını ve siyaset sahnesini derinden sarsmaya devam ediyor. Ancak bu savaşın en trajik, en düşündürücü cephesi şu an ana muhalefet partisinde, yani Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) açılmış durumda.

​Siyaset arenasının güncel aktörlerine bakınca hafızamızı tazelemek şart oluyor…

Merakla beklenen açıklamasında Kemal Kılıçdaroğlu, CHP içindeki FETÖ ajanlarını fark etmediğini söylüyor. Sormak lazım; bizler, onun o koltuğa kimlerin ittirmesiyle, hangi kaset operasyonlarıyla oturduğunu unuttuk mu? Çizmeye çalıştığı o “dürüst lider” imajına, gerçekleri bu denli çarpıtarak yalan söylemek hiç ama hiç yakışmıyor.

İşin aslı, örgüt Kemal Bey’i çoktan defterden silmiş durumda. Miadı dolan aktörleri kenara itmekte mahir olan bu yapı, onun yerine yeni isimleri çoktan sahneye sürdü bile.

CHP’Yİ ELE GEÇİRME OPERASYONU

​Şu an perde arkasında kusursuz işleyen iki yönlü bir plan var. Örgütün önündeki yol haritası oldukça net:

1. Senaryo (Kemal Bey’in direnci kırılırsa): Eğer Kemal Bey’i yıldırıp kısa zaman içinde bir kurultaya razı edebilirlerse, operasyon tereyağından kıl çeker gibi tamamlanacak. Çok hazırlar; çünkü 2010 yılından beri CHP içinde adım adım, hücre hücre tamamen örgütlenmiş durumdalar. Kurultay demek, CHP’yi ele geçirme operasyonunun resmen tescillenmesi demek.

2. Senaryo (Kemal Bey direnirse): Eğer Kemal Bey koltuğunu bırakmamakta direnirse, hemen ‘B Planı’ devreye sokulacak. Yeni bir parti kurulacak; mevcut CHP’den yapılacak hızlı transferler ile bu yeni yapı jet hızıyla Meclis’in ana muhalefet partisi konumuna getirilecek.

İSİMLERİN ÖNEMİ YOK, SİSTEM AYNI

​Bugün Genel Başkanlık koltuğu için Özgür Özel konuşuluyor. Özel olamazsa bile bir başkası genel başkan olur; çünkü bu yapı için isimlerin hiçbir ehemmiyeti yok. Onlar tabelalara ve kişilere aldırmıyorlar. Hatta hafızalarda yıpranmamış, yıkanıp parlatılmaya müsait yepyeni bir ismi bile tercih edebilirler. Nasılsa medya ve algı gücüyle onu da kısa sürede parlatıp milletin önüne koymayı çok iyi bilirler.

Düşünün; dün Kılıçdaroğlu’nu, İmamoğlu’nu, Özel’i bu ülkeye Cumhurbaşkanı Adayı ya da lider olarak sunan üst akıl, bunu mu yapamayacak?

​Unutmayalım: Sahnede figüranlar değişir ama suflör’ün niyetleri hep aynı kalır.

VE FİNAL MAÇI…

​Siyaset kulislerinde hangi kirli pazarlıklar dönerse dönsün, hangi örgüt hangi partiyi dizayn etmeye çalışırsa çalışsın, bu ‘Büyük Meydan Savaşı’nın bir de finali olacak.

Bu kirli senaryoların, gizli ajandaların ve koltuk savaşlarının final maçı sandıkta oynanacak.

Son sözü manşetler, kasetler ya da gizli örgütler değil; bizzat vatandaşın hür iradesiyle kullanacağı oylar söyleyecek.

Bakalım millet, göz önünde oynanan bu tehlikeli oyuna sandıkta nasıl bir hakemlik yapacak?

Yeni Türkiye’nin ‘Büyük Meydan Savaşı’ ve CHP’deki büyük tasfiye
0