Bir belediyenin varlık sebebi kâr etmek değildir. Sosyal tesisler de kasaya para doldurma yeri hiç değildir! Belediyelerin işlettiği her kapı, kent insanı için bir soluk alma noktası, son bir sığınaktır.
Ama bugün Nazilli’ye baktığımızda gördüğümüz şey ne yazık ki “sosyal belediyecilik” değil; hesabı halka kesen, soğuk ve acımasız bir tüccar mantığıdır!
Sayın Dr. Ertuğrul Tetik ve yönetimi! Bu kenti yönetmeye mi geldiniz, yoksa belediye tesislerinde özel sektörle fiyat yarışına girmeye mi?
BÜTÇE AÇIĞININ FATURASI NEDEN VATANDAŞIN CEBİNE KESİLİYOR?
“Geçmişten borç kaldı, bütçeyi toparlıyoruz” masalını bırakın. Bütçe açığını kapatmanın yolu, emeklinin çayından, dar gelirlinin suyundan kâr etmek midir?
Sahadaki acı tabloyu tek tek yazalım, herkes görsün:
Hangar Cafe’de Soygun Gibi Tarifeler: Bir Türk kahvesi 75 TL, küçücük bir şişe su 20 TL, bir limonata 100 TL, milkshake 150 TL! Soruyorum size: Özel sektörle yarışan bu fahiş fiyatların neresinde “sosyal” ibaresi var? Burası belediye tesisi mi, lüks mekân mı?
Et Balık Restaurant’a Giriş Var, Çıkış Yok: Fiyat panoları adeta birer barikat. Emeklinin, asgari ücretlinin bu kapıdan içeri girmesi artık imkânsız!
Merkez Büfe ve diğerleri: Yıllardır dedelerimizin, büyüklerimizin namaz çıkışı iki kelam edip bir bardak ucuz çay içtiği o son huzur köşeleri bile ateşe verildi. Sosyalleşmeyi de mi bu halka çok görüyorsunuz?
Sadece tesisler değil; belediyenin mülkleri ve yazlık sergiler de aynı kıyımla karşı karşıya. Emsalinin çok üzerinde istenen kira ve işgaliye bedelleri, kentin pahalılığını bizzat belediye eliyle körüklüyor! Bu kentin simgesi olan kar helvasını, karpuz sergilerini yüksek bedellerle vurursanız ne olur? Esnaf zora girer, hemşehrilerimiz kendi memleketinde bir dilim karpuzu, bir kase kar helvasını lüks niyetine yer!
SOSYAL MEDYA İLLÜZYONUNU BIRAKIN, SOKAKLARA ÇIKIN!
Sayın Başkan, kurgulanmış stüdyo ışıklarının karşısına geçip sosyal medyada tanıtım videoları çekerek belediyecilik yapamazsınız. Algı yönetimi videolarla kolay ama Nazilli’nin sokaklarındaki gerçekler kurgu kabul etmiyor!
Kamerayı kapatın, stüdyodan çıkın ve Nazilli’nin ara sokaklarına bir adım atın:
Bakımsızlıktan, ilgisizlikten köstebek yuvasına dönmüş, çukurlarla dolu yollar…
Mahalle aralarında dağ gibi biriken çöp yığınları…
Sahipsizlikten otlar bürümüş, yürünür olmaktan çıkmış kaldırımlar…
Altyapı çökmüşken, sokaklar pislik içindeyken ses çıkarmayıp; bütün enerjiyi reklama harcamak ve borç ödeme kılıfıyla halkın çayına, çorbasına göz dikmek belediyecilik değildir!
YA FİYATLARI İNDİRİN YA DA SOSYAL BELEDİYECİLİKTEN BAHSETMEYİN!
Özel sektör esnafı; fahiş kiralar, stopaj, elektrik ve personel maliyetleri altında ezildiği için zam yapmak zorunda kalabilir. Peki; kamu gücünü arkasına alan, vergi muafiyeti olan, devlet imkânını kullanan bir belediye hangi hakla kâr marjını bu kadar yüksek tutar?
Belediyecilik, vatandaşa satacağı çayın hesabını yapmak değil; kurumsal israfın kökünü kazımak, kaynakları doğru yönetmektir!
Buradan Dr. Ertuğrul Tetik ve yönetimine açıkça haykırıyorum:
Sosyal medyadaki illüzyonları, makyajlı videoları bir kenara bırakın! Vatandaşın feryadına kulak verin. Hangar Cafe, Menderes Et Balık Restaurant, Merkez Büfe ve tüm belediye tesislerindeki fahiş fiyatları DERHAL halkın alım gücüne uygun seviyelere çekin! Kentin ara sokaklarını saran temizlik ve altyapı rezaletine bir an önce son verin.
Şunu asla unutmayın: Bir belediyenin elde edebileceği en büyük kâr bilançodaki rakamlar değil; bu halkın yüzündeki tebessümdür!

