Gökyüzüne bakan çocuklar ve yüreği yarım kalanlar

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Öncelikle rehberimizi en yukarılara çevirelim. Bu topraklarda, evlatlar yetim kalmasın diye kendi canından vazgeçen, bu vatanı canı pahasına koruyan şehit babalarımız var. Bugün onların evlatları babalarının mezar taşlarına sarılıyor, kokusunu rüzgardan dileniyor. Bir de canını siper etmiş, bedelini bedeniyle ödemiş gazi babalarımız var; gururun ve fedakarlığın en canlı anıtları…

​Peki ya o hiç başlayamayan hikayeler? Evlat hasretiyle yanıp tutuşan, her çocuk sesinde yüreği titreyen ama hiçbir zaman “baba” diye çağrılma şerefine erişememiş, o kutsal duyguyu içinde bir kor gibi taşıyan baba adayları… Onların da “Babalar Günü” kutlu olsun, çünkü babalık sadece biyolojik bir bağ değil, bir ruh halidir.

​Bir de madalyonun en can yakan, en çok içimizi sızlatan yüzü var:

Pencerelerden yol gözleyen, her kapı çalındığında “Acaba benimki mi geldi?” diye içi titreyen, sessizliğe ve yalnızlığa terk edilmiş babalar…

Bir zamanlar yemeyip yediren, giymeyip giydiren ama yaşlanınca bir yük gibi sokağa fırlatılan, gururu incinmiş babalar…

Başını sokacak bir çatısı dahi olmayan, bugün takvimlerin neyi gösterdiğinden habersiz, hayat mücadelesinin en sert rüzgarında savrulan, bugünün “Babalar Günü” olduğunu bile bilmeyen o görünmez gölgeler…

​Biz babayı hep “çınar” diye tasvir ederiz. Çınar gölgedir, çınar güvendir. Baba, fırtına koptuğunda arkasına saklandığınız o sarsılmaz kaledir. Toplumda ve ailede babanın değeri, sadece eve getirdiği ekmekle değil, evladının arkasında dururken verdiği o sessiz “Korkma, ben buradayım” hissiyatıyla ölçülür.

​Bir babanın varlığı aileyi bir arada tutan gizli bir çimentodur. O çimento eksildiğinde ya da zarar gördüğünde, sadece bir aile değil, tüm toplum sarsılır.

​Bugün vesilesiyle hatırlamamız gereken şudur: Babalık bir unvandan fazlasıdır; sorumluluktur, şefkattir, bazen de kelimelere dökülemeyen derin bir hüzündür.

​

​Bugün babası hayatta olan ve sarılabilen şanslı azınlıktansanız, o sarılmanın hakkını verin. Ama gözünüzü ve kalbinizi dışarıdaki dünyaya da kapatmayın. Bakımevinde bir ihtiyar amcanın elini öpmek, sokaktaki evsiz bir babaya sıcak bir çorba uzatmak ya da bir şehit çocuğunun başını okşamak, bu günü anlamlı kılmanın en asil yoludur.

​Bugün hayatın her renginden, her acısından ve her gururundan süzülüp gelen tüm babaların günü.

​Evladının gururu olanlara da evlat hasretiyle yananlara da bir köşede unutulmuş olanlara da selam olsun. Biz sizleri unutmadık: BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN.

Gökyüzüne bakan çocuklar ve yüreği yarım kalanlar
0