Sevgili dostlar,
Toplum olarak yıllardır bir kaos sarmalında debelenip duruyoruz. En sonunda toplumsal cinnet kapımıza dayanmış durumda. Başta gençlerin ve çocukların aileleri ile iletişim sorunları, toplumun ekonomik sorunlarla boğuşması, bireylerin öfke problemlerinin çeşitli araçlarla sürekli körüklenmesi problemin artmasına sebep olmaktadır.
Neredeyse bu toplumun %90’ı ya psikiyatrik hasta ya da psikolojik sorunları olan bireyler. Kesinlikle birbirimizle olumlu ve yapıcı iletişim kuramıyoruz. Gücü yeten yetene. Ahlaki ve dini değerler tamamen ayaklar altına alınmış durumda. Kişiler kendi menfaatleri doğrultusunda davranarak karşısındaki kişinin yaşam hakkını hiçe sayıyor. Peki ne yapmak gerekiyor?
Derin bir sessizlik içinde devlet. Halbuki hepimizin bu devletin toplumsal terapisine ihtiyacı var. Devletin bütün kurumlarının hemen harekete geçmesi gerekiyor. İçişleri Bakanlığı’ndan Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Millî İstihbarat Teşkilâtı gibi bağlı kuruluşları ile birlikte Millî Eğitim Bakanlığı, il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri, okul yönetimleri ve öğretmenleri, diğer kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ellerini taşın altına koymak zorundalar…
Artık bu konu için milli seferberlik ilan edilmesi gerektiğini görmek zorundayız. Bu devlet isteyene bireysel psikiyatrik tedavi, istemeyene ise mecburi toplumsal terapi uygulamak zorundadır. Toplumun bütün bireyleri bu tedaviden geçmelidir. Yoksa geri dönülemeyecek ölçüde kötü bir zirveye ulaşmak üzereyiz.
Gençlik elimizden uçup gitmektedir. Bu sistem; şiddet meyillisi, madde bağımlısı, sürekli şiddet içeren bilgisayar oyunları oynayan, saygısız, ahlaksız, duyarsız, zombi kılıklı ve zamanla yok sayılacak bir nesil üretmektedir. Neredeyse bütün değerlerimiz çürümek üzeredir.
İnternet yayınları ve TV yayınları bu konuda en büyük etkenlerden bir tanesidir. İnternet ortamı bu konuda zapt edilmesi zor bir mecradır. Ancak bu konuda devlet, siber suçlarla daha etkin mücadele etmek için güçlü kadrolar kurmak zorundadır.
Peki TV kanallarında yapılan programlar ve diziler… Her gün kanallarda yüzlerce kişinin öldürüldüğü ve kesinlikle cezasız kaldığı mafya, aşiret, kabadayı ve benzeri dizi ve filmler izletiliyor. İnsanın değeri ve insani değerler tamamen yok sayılıyor. Toplumun her kesimi, özellikle gençler ve çocuklar da bu programları izliyor.
Bir senarist bu senaryoyu niçin yazar, bir yapımcı bu senaryoya niçin prim verir, bir yönetmen bu filmi neden çeker? Nedeni gayet basit… Kısaca bu kişiler yüksek meblağda paralar kazanır. Kanallar, aldıkları yüksek reyting sayesinde büyük reklam gelirleri elde eder…
Bazı kişiler yüksek gelir elde edecek diye, deli paralar kazanacak diye bir toplum yok edilmek zorunda mı? Reytinginiz batsın. Aile ve sevgi, şefkat, ahlaki değerlerin önemini anlatan dizileri yapamıyor musunuz? Yapamıyorsunuz çünkü siz de her yönden kıtsınız. Körelmişsiniz. Devlet bu tür yayın yapan kanalları cezalandırmak zorundadır.
Yine sorumsuzca bireysel silahlanma engellenmelidir. Günümüzde yoğunlaşan okul saldırıları, cinayetler, trafik kavgaları temelinde hep bu belirttiğimiz konular yatmakta maalesef…
Hülasa son zor günlerden geçiyoruz. Bu kötü günlerden milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak, bir ve beraber olarak çıkabiliriz. Ancak kesinlikle menfaatçi olarak değil. Bazı kişilerde görüldüğü gibi devletin imkanlarını kendi menfaatleri doğrultusunda kullanarak değil…
Toplumun değerleri ve ayarlarıyla kendi çıkar ilişkileri nedeniyle oynayan kişilerin çocukları da günü gelince kendilerini bu kaosun içinde bulacaklar. Devlet içindeki safraları mutlaka atmak zorundadır. Sosyal bir devlet istiyoruz. Birbirimize saygı duyarak, birbirimizin hakkını koruyarak, kul hakkı yemeden fakiri fukarayı koruyarak umut edilen seviyeye ulaşabiliriz. Umudumuzu kaybetmeden en kısa sürede birbirimize dostça sarılmalıyız.
Devletin büyüklüğü konusunda şüphemiz yoktur. Ancak bu devlet kendi vatandaşına eşit olarak sahip çıkmak zorundadır. Yapısındaki kanserli hücreleri kesip atmak zorundadır. Liyakatsiz kadroları görevinden almak zorundadır.
Ülkesini seven, kendi menfaatini devlet bekasının gerisinde gören, bilgi ve becerisi yüksek kişiler kadrolarda yer almalıdır.
Devlet, babalığını göstermek; hak ve batılı ayırt etmek zorundadır.
Saygılarımla…

