MEHMET KAMIŞ
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bir ‘Küs Köyü’ Sakini: KARANLIK ÜÇLÜ (Bölüm 1)

Bir ‘Küs Köyü’ Sakini: KARANLIK ÜÇLÜ (Bölüm 1)

Google'da Abone Ol service
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bu tezahür edene ‘Pragmatik Olmak’ diyebiliriz ama işin içine enişte girince fark ettik ki; bu bildiğin “KARANLIK ÜÇLÜ” yahu!..

***

Merhum (rahmet istediyse demek!) filozof ve psikolog William James’in, “Kuşağımızın en büyük keşfi, insanların düşüncelerini değiştirerek yaşamlarını değiştirebileceklerini öğrenmeleri olmuştur” lafını anımsadım; biri(leri)nin hayatındaki 180 derecelik dönüşümü görünce!!!

Kara komedi desem değil, trajikomik desem; güldüm mü, tebessüm müydü yoksa düşündürdü mü inanın hatırlamıyorum…

Pragmatizmi popüler hale getiren rahmetli mezarından kalkıp gelse, mevzuyu anlatsam ve ona o lafını hatırlatsam; “Bu mevzuyu pragmatizm ile pragmatik olmak ile açıklayamayız!.. Evet; ben düşünce değişimi dedim, bu da yaşamı değiştirir dedim, tamam ama bu anlattığın çok başka bir şey yahu… Bizim çağda böyle bir şey yoktu!” diyeceğinden eminim…

Bizim deyimlerimizden örnek vererek devam edeyim:
“Bakacağın yüze def-i hacet etme, def-i hacet ettiğin yüze bakma!”

Dün; aman buraya gelmesin(ler), karşıma oturmasın(lar), yanımdan geçmesin(ler), midemi bulandırıyor(lar), iğreniyorum(lar), sevmiyorum(lar), hoşlanmıyorum(lar)

Bugün; altına sandalye çekme(ler), yanı başına oturtma(lar)!..

İnsanların rasyonel şekilde kendi çıkarlarını izlemesi olarak açıklayabileceğimiz “Pragmatik olmak”, bu tavırları açıklıyor. Mevzu, kişi(ler) özelinde pragmatik olmaktır ama bunun adına mübalağa, aşırılık, şımarıklık, dik duramamak, tırnaklarını çıkartarak dolaşmak, hatta ileri düzeyde NKB demek doğru mudur, bilemedim!..

Onu sevmeme(ler), bunu beğenmeme(ler)… Narsistliğin dibine vurma(lar), sonra da celladına aşık olma(lar)…

Heeeh… gelsinler de açıklasınlar; hadi, e hadi!..

Bunların bu tavırlarını; pragmatikos ile de dogmatikos ile de açıklayamayız!
İster Peirce ile Dewey gelsin ister Davidson ile Quine gelsin; açıklayamaz!

Tamam pragmatist ol(un) da tükürdüğünü(zü) yalama(yın)… “Nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilenler sonunda düz hat olup çiğnenmeye mahkumdurlar” sözünü de unutma(yın)!

Berryer’e, “Üstad! Ayaklarınızın altına altın torbaları koymuşlardı neden almadınız?” diye sormuşlar, o da “Almak için eğilmek lazımdı” demiş.

Benimkisi; önem atfettiğim insan(lar)ın “Amerikalı” çıkması!
Benimkisi; iyi niyetliliğim karşılığında paparayı yedikten sonra “gözünü açmış maymun” hikayesi!..

Dünyanın kendi(leri)nin etrafında döndüğünü zanneden(ler); önce herkes bana gelsin(ler), beni sevsin(ler), bana çalışsın(lar), “Rabbena hep bana” diyecek(ler), sonra da ne zaman ki yürüttükleri fikirlerin doyumsuzluğu bünye(leri)ni baskılayacak işte o zaman insanları gözden çıkartacak(lar)! Yok öyle…

Tamam gördüm, el yükseltiyorum!..

Çevrenizdekiler; biraz deli dolu, biraz agresif, biraz heyecanlı, biraz uçarı hal(ler)inizi seviyor da… Estim akıllı, uçtum fikirli, bağdan kaçtım, göğe uçtum tavırlı hal(ler)iniz her gün siz(ler)i biraz biraz eksiltiyor! Farkındasınız ya da değilsiniz!…

“Dalkavuklarla uçaklar arasında doğrusal olmayan bir ilişki vardır!” diyor ya Nurullah Genç…
Neyse… Satır satır büyüttüğümüz ağacın dallarını daha fazla yaymayalım… (Üçlemeden sonra buraya da bir açılım yaparız belki…)

Çay var içersen, ben var seversen!
Yani; insan var istersen, kardeş olur samimiysen!

Ya da şöyle söyleyeyim…

Olmam kimseye kul köle,
Halkın kulağı diliyim,
Namertlere avuç açmam,
Sivri akıllı biriyim.
Keloğlanım budur özüm,
Haram malda yoktur gözüm,
Garip hakkını yiyene,
Elbet vardır bir çift sözüm…

NE İSTİYONUZ LAAAYN, SİZİN DERDİNİZ NEEE?”

***

Bu kadar anlatınca da “tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin!” repliği aklımda yankılanmaya başladı… Bence de tutmayayım!..

Pragmatik olmak dedik… Evet, karakter(ler)in özelliğini anlatıyor ama bir o kadar da buram buram Makyavelizm kokuyor!.. Hani şu meşhur teori var ya; “amaca ulaşmak için her yol mübahtır.” (Bu da rahmet istedi demek ki; Niccolo Machiavelli)

Yanisi şu: Narsisizm, Psikopati, Makyavelizm
Yanisi şu’nun yanisi: “Karanlık Üçlü” (Dark Triad)

Duygulara yer vermeden, tamamen pragmatik olmak ve stratejik hareket etmek esası ile yol alan karakter(ler)… Ahlaki değerlerden ziyade güç, çıkar ve manipülasyona odaklanan psikolojik yaklaşımı olan karakter(ler)… Kısacası; bir küs köyü sakini karakter(ler)!

Noktayı; yedi güzel adamdan biri, Cahit Zarifoğlu koysun…
“İnsan sevmeli; bazen bir insanı yahut bir ağacı ya da kanadı kırık bir kuşu… Zaten sevmezse insan, insan mı olur?”

Bir ‘Küs Köyü’ Sakini: KARANLIK ÜÇLÜ (Bölüm 1)
0