Son yıllarda ülkemizde yaşanan bazı şiddet olayları ve özellikle çocukların hayatını kaybetmesi, toplum olarak hepimizi derinden yaralıyor. Bu tür olaylar karşısında doğal olarak güvenlik önlemleri konuşuluyor ve bu elbette gereklidir. Ancak şunu unutmamak gerekir ki; güvenlik önlemleri çoğu zaman olay yaşandıktan sonra devreye giren tedbirlerdir.
Asıl önemli olan, bu noktaya gelinmesini en baştan engelleyebilecek bir toplum bilincini inşa edebilmektir.
SPOR SAHALARI SADECE OYUN ALANI DEĞİLDİR
Spor sahaları, spor kulüpleri ve eğitim ortamları yalnızca çocukların vakit geçirdiği alanlar değildir. Buralar aslında bir toplumun geleceğinin şekillendiği yerlerdir. Çünkü bu alanlarda çocuklar sadece spor yapmaz; aynı zamanda disiplin, saygı ve sorumluluk gibi hayatın temel değerleriyle tanışırlar.
Bu nedenle spor sahalarını geçici çözümler olarak görmek doğru değildir. Tam aksine, kalıcı çözümlerin temellerinin atıldığı en önemli alanlardan biridir.
ENERJİYİ DOĞRU YÖNE KANALİZE ETMEK
Çocuklar ve gençler doğaları gereği enerji doludur. Bu enerji mutlaka bir alana yönelir. Eğer bu yön spor, sanat veya eğitim gibi sağlıklı alanlara doğru olmazsa, zamanla farklı ve yanlış yönlere kayma riski ortaya çıkabilir.
İşte bu yüzden çocuklara doğru ortamları sunmak, toplumun en önemli sorumluluklarından biridir.
SPORUN ÖĞRETTİĞİ AHLAKİ DEĞERLER
Spor sadece fiziksel gelişim sağlamaz; aynı zamanda karakter gelişimine de katkı sağlar. Spor yapan bir çocuk rakibine saygı duymayı öğrenir. Kurallara uymanın önemini kavrar. Kazandığında tevazu göstermeyi, kaybettiğinde ise rakibini tebrik etmeyi öğrenir.
Tenis sporunda bunun çok güzel örnekleri vardır. Birçok durumda oyuncular topun çizgiye değip değmediğini kendileri söylemek zorundadır. Yani sporcu doğruyu söyleme sorumluluğunu bizzat üstlenir. Bu durum sporun aynı zamanda bir ahlak eğitimi olduğunu açıkça gösterir.
KOLAY DEĞİL AMA MÜMKÜN
Elbette bu değerleri kazandırmak kolay değildir. Sabır ister, emek ister ve zaman gerektirir. Ancak toplum olarak bu konuda ısrarcı olabilirsek, ortaya çıkacak sonuç çok kıymetli olacaktır.
Çünkü bilinçli bireylerden oluşan bir toplum, en güçlü güvenlik önleminden bile daha etkili bir koruma sağlar.
TOPLUMU İNŞA ETMEK HEPİMİZİN GÖREVİ
Toplumu inşa etmek; sadece devletin, okulların ya da spor kulüplerinin görevi değildir. Toplum dediğimiz yapı, aslında hepimizin ortak eseridir. Bu nedenle her bireyin bu konuda sorumluluğu vardır.
Ancak bu sorumluluğu yerine getirirken; kırıp dökmek, insanları suçlamak ya da rencide etmek doğru bir yol değildir. İnsanlara ulaşmanın yolu çoğu zaman daha anlayışlı, daha yapıcı ve daha doğru bir dil kullanmaktan geçer.
DEĞERLERİ ÖNCE KENDİMİZ YAŞAMALIYIZ
Çocuklara ve gençlere anlatmak istediğimiz ahlaki değerleri önce kendi davranışlarımızla göstermemiz gerekir. Çünkü çocuklar söylenenden çok gördüklerini öğrenirler.
Bu nedenle belki de ilk adım olarak hepimizin kendimizden başlaması gerekir.
NAZİLLİ TENİS PARK SPOR KULÜBÜ OLARAK BİZ NEREDE DURUYORUZ?
Nazilli Tenis Park Spor Kulübü olarak bizler, tenis sporunun sadece bir oyun olmadığını düşünüyoruz. Sporun aynı zamanda karakter geliştiren, güçlü bir eğitim aracı olduğuna inanıyoruz.
Bu nedenle kulübümüzdeki tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte, sadece tenis oynayan sporcular yetiştirmeye değil; aynı zamanda saygılı, centilmen ve sorumluluk sahibi bireyler yetişmesine katkı sağlamaya çalışıyoruz.
Elbette yaptıklarımızın kusursuz olduğunu iddia etmiyoruz. Ancak kendi ölçümüz ve imkânlarımız içinde bu sorumluluğu taşımaya gayret ediyoruz.
BÜYÜK DEĞİŞİMLER KÜÇÜK ADIMLARLA BAŞLAR
Toplumlar büyük dönüşümleri bir anda gerçekleştirmez. Büyük değişimler, çoğu zaman küçük adımlarla başlar.
Bazen bir okul bahçesinde, bazen bir spor sahasında, bazen de küçük bir tenis kortunda…
Ama her doğru adım, daha bilinçli ve daha güçlü bir toplumun temellerini atar.
“Unutmamalıyız ki; toplumu inşa etmek hepimizin sorumluluğudur.”

