ÖZGÜR ÖZKAN

Enkaz altındaki umut: AFETLERDE İLK 72 SAAT

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Afetler insanlık tarihinin en acı gerçeklerinden biridir. Birkaç saniye süren bir deprem, saatler içinde büyüyen bir yangın ya da aniden gelen bir sel… Bazen sadece dakikalar içinde hayatlarımızı altüst edebilir. Ancak afetlerin ardından geçen zaman, özellikle de ilk saatler, birçok insanın kaderini belirler.

Arama kurtarma uzmanlarının sıkça dile getirdiği bir kavram vardır: “Altın Saatler” Afetin hemen ardından başlayan ve ilk 72 saat olarak tanımlanan bu kritik zaman dilimi, enkaz altında kalan insanların hayatta kalma ihtimalinin en yüksek olduğu dönemdir. Yapılan birçok arama kurtarma çalışması göstermiştir ki kurtarılan insanların büyük bir bölümü bu süre içerisinde hayata yeniden tutunmaktadır.

Ancak büyük afetlerde bir gerçekle de yüzleşiriz. Profesyonel ekiplerin her noktaya aynı anda ulaşması çoğu zaman mümkün olmayabilir. Yollar zarar görebilir, iletişim kesilebilir, şehirler adeta durma noktasına gelebilir. İşte tam da bu nedenle afet sonrası ilk müdahaleyi çoğu zaman vatandaşlar, komşular ve gönüllüler yapar.

Bir apartmanın önünde enkaza koşan komşular…
Sessizliği dinleyerek bir yaşam belirtisi arayan gönüllüler…
Basit bir ilk yardım bilgisiyle yaralıya müdahale eden bilinçli vatandaşlar…

Bunların her biri bir hayatın kurtulmasına vesile olabilir.

Bu yüzden afetlere hazırlık yalnızca kurumların değil, toplumun tamamının sorumluluğudur. Her ailenin bir afet planı olmalı, evlerde mutlaka bir acil durum çantası bulunmalıdır. İçinde su, kuru gıda, el feneri, düdük, ilk yardım malzemeleri ve önemli belgelerin kopyalarının olduğu basit bir çanta, afet sonrası ilk saatlerde hayati önem taşıyabilir.

Ama hazırlık sadece bir çanta ile sınırlı değildir. Asıl önemli olan bilinçtir. Afet anında panik yerine organize hareket edebilmek, doğru müdahaleyi yapabilmek ve yardımlaşma kültürünü canlı tutabilmek hayat kurtarır.

Bugün ülkemizin birçok yerinde bu bilinçle hareket eden gönüllü arama kurtarma ekipleri var. Hiçbir karşılık beklemeden eğitim alan, tatbikatlar yapan ve olası bir afet anında bir cana ulaşabilmek için hazır bekleyen insanlar…

Nazilli’de de bu sorumluluğu omuzlayan gönüllüler bulunuyor. Nazilli Arama Kurtarma Derneği (NAKSAR) gibi sivil toplum kuruluşları, afetlere karşı toplumun daha hazırlıklı olması için eğitimler veriyor, tatbikatlar yapıyor ve gönüllü dayanışmasının en güzel örneklerinden birini sergiliyor.

Çünkü bazen bir hayat;

karanlıkta yakılan bir el feneri,
enkaz altından duyulan zayıf bir ses
ya da doğru zamanda uzanan bir el

sayesinde kurtulabilir.

Afetleri engellemek belki mümkün değil…

Ama hazırlıklı bir toplum olmak mümkündür.

Unutmayalım ki afet sonrası ilk 72 saat, umut ile umutsuzluk arasındaki en kritik zamandır.

Ve o saatlerde yapılacak doğru bir müdahale, bir insanın hayata yeniden tutunmasını sağlayabilir.

Enkaz altındaki umut: AFETLERDE İLK 72 SAAT

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin