ERHAN ALGAN

SÜMERBANK

service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Pamuk gibi bembeyaz bir kağıt önümde…

Yutkunuyorum; ne yazacağımı düşünüyorum, dakikalarca kağıda bakıp durdum.

Bazen bir kağıda virgülleri, noktaları koyarsınız ama bir türlü sözcükleri sığdıramazsınız…

Kelimeler bir türlü o heyecanı, kızgınlığı ifade etmez ve bir türlü kağıda dökülmez…

Zordur bunları yan yana getirip ifade edebilmek. Çünkü sözcüklerin bir ruhu vardır…

3 hafta önce yaptığımız SÜMERBANK gezisiyle başlamak istiyorum. Bu ziyaretimizden beri kendimi inanın toplayamadım. Çok etkilendim, sanki tarih canlandı gözümün önünde.

Tekrar Sümerbank ile ilgili hayal kurmaya başladım. Bunu sağlayan gençlerden birisi ise Ekin Dağdelen’di… Birlikte yola çıkma kararı aldığımızdan beri çok heyecanlıyım… Çocukluğumun geçtiği bu efsane fabrika, Sümerbank; içinde barındırdığı işçi evleri, balo salonu, fabrika, gıdı gıdı treni, hastane, okul, kreş, kütüphane vs… İnanılmaz bir vizyon.

Sümerbank’ta makineler çalışmaya başladığında;

ATATÜRK’ün deyişiyle; “İşte bu bir musikidir!”,

Ş. Süreyya Aydemir’in söylemiyle; “Yarın ki Türkiye’nin, eski Anadolu haraplığını yenişinin bir çığlığı.”

ATATÜRK hastalığına rağmen gelip açılışını yaptığı alan ve toplantı odası… sanki o efsane lider ve o aydınlık insanlar birden köşeden önüme çıkacakmış gibi yoğun duygular içindeyim.

Bu yola çıkarken yaşı küçük ama hayalleri ve idealleri çok büyük Ekin Dağdelen, ANKA Dergisi sahibi, editörü ve aynı zamanda çocuk kitapları olan idealist, 20 yaşında bir genç kız.

Aslında kuşaklarımız çok farklı ama hayallerimiz, hedeflerimiz aynıydı…

SÜMERBANK ile ilgili yapılması gerekenleri konuştuğumuz ilk toplantıyı, Sümerbank gezimizi, ADÜ Sanat Tarihi hocalarımızla yaptığımız toplantıyı, o heyecanımızı hiç unutamıyorum. Konuşurken projelerimiz, hayallerimiz sanki arka arkaya dilimizden dökülüyordu…

SÜMERBANK GAZETESİ,

SÜMERBANK BELGESELİ,

SÜMERBANK REKREASYON PROJESİ,

SÜMERBANK MÜZESİ,

SÜMERBANK ÇOK AMAÇLI BALO, SİNEMA, TİYATRO SALONU

ve daha birçok inanılmaz proje.

Bu heyecanı ve inancımı sadece sözcüklerde değil, eylemle gerçekleştireceğimize inancım tamdır.

Sözcüklerle başlıyoruz.

Çünkü; sözcüklerin öyle sihiri vardır ki uzanamadığınız yıldızlara bir anda dokunabilirsiniz. Ve önemli olan bu hayalleri paylaşıp başarabileceğimiz duygusunu ve heyecanını aktarabilmemizi sağlar…

Bazen bana “yazma” diyorlar, hem de en yakınlarım; “başına iş açılacak” diyorlar…

Davasını bırakıp korkup kaçanlar oldu. Konfor hayatını bırakmayanlar cabası.

“Ben de yazmasam” diyor, “şimdi sırası mı; cezalardan, baskılardan yılmadın mı hala?” diye soruyorum kendime!!!

EVET YILMADIM.

EVET, ŞİMDİ TAM DA ZAMANI.

Yapılan hataları düzeltmenin tam da zamanı. Geciken her şeyi yeniden devrimci bir anlayışla düzeltme zamanı. Çünkü bu heyecanı pırıl pırıl gençlerin gözlerinde gördüm. HEYECANLANDIM.

Yalnız değilim. İnanılmaz hayalleri var. Belediye Gençlik Meclisi Başkanı ve üyeleri dahil bütün gençlerin gözlerinde gördüm bunu… Umutsuzluğa hakkımız yok. Çünkü borcumuz var gençlere; bu şehre, bu ülkeye…

İHTİYACIMIZ OLAN AYRIŞMAK DEĞİL, BİRLEŞMEK…

Örnek alacağımız ülkeler Arap ülkeleri, geri kalmış ülkeler değil… Uygulayacağımız proje BOP değil… Biz müstemleke ülkesi değiliz.

Yeter ki; havamıza, toprağımıza, suyumuza, ağaçlarımıza, ormanlarımıza, öğrencilerimize, bilim adamlarına, gazetecilere dokunmayın. Rahat bırakın insanları…

İhtiyacımız olan YENİDEN KALKINMA, AYDINLANMA ve bir kültür devrimi olan SÜMERBANK PROJELERİ, CUMHURİYET DEVRİMLERİDİR. Kimsesizlerin kimsesi olmaktır…

Öyle liderim demekle lider olunmuyor.

İvedilikle yapmamız gereken umutsuzluğa kapılıp ülkeyi terk etmek, geriye gitmek değil, ileriye daima ileriye gitmek

Ve tek liderimiz ATATÜRK’ün ilkelerinin çizdiği aydınlanma yoluna geri dönmektir…

ÖRNEK ALACAĞIMIZ ÜLKELER ARAP ÜLKELERİ, GERİ KALMIŞ ÜLKELER DEĞİL… UYGULAYACAĞIMIZ PROJE BOP DEĞİL… BİZ MÜSTEMLEKE ÜLKESİ DEĞİLİZ.

YETER Kİ; HAVAMIZA, TOPRAĞIMIZA, SUYUMUZA, AĞAÇLARIMIZA, ORMANLARIMIZA, ÖĞRENCİLERİMİZE, BİLİM ADAMLARINA, GAZETECİLERE DOKUNMAYIN. RAHAT BIRAKIN İNSANLARI…

İHTİYACIMIZ OLAN YENİDEN KALKINMA, AYDINLANMA VE BİR KÜLTÜR DEVRİMİ OLAN SÜMERBANK PROJELERİ, CUMHURİYET DEVRİMLERİDİR. KİMSESİZLERİN KİMSESİ OLMAKTIR…

ÖYLE LİDERİM DEMEKLE LİDER OLUNMUYOR.

İVEDİLİKLE YAPMAMIZ GEREKEN UMUTSUZLUĞA KAPILIP ÜLKEYİ TERK ETMEK, GERİYE GİTMEK DEĞİL, İLERİYE DAİMA İLERİYE GİTMEK…

VE TEK LİDERİMİZ ATATÜRK’ÜN İLKELERİNİN ÇİZDİĞİ AYDINLANMA YOLUNA GERİ DÖNMEKTİR…

• Yaklaşık 7,5 milyon liraya mâlolmuştur.

• 1937 yılında 12 bin kişinin yaşadığı bir kentte, bu fabrika bünyesinde 700 kişilik bir sinema salonu açılmıştır.

• Fabrika “Sümer Halkevi” adıyla bir halkevi kurmuştur.

• Halkevinin, hazırladığı oyunları sergilemesi için fabrika içinde bir sahnesi vardır.

Sümer Halkevi’nde biçki-dikiş kurslarında her yıl birçok genç kız meslek sahibi olmuştur.

• Halkevi köylülerin sorunlarıyla ilgilenmiş, köylere ilaç ve sağlık elemanı göndererek hastaların tedavisini sağlamıştır.

• Fabrikanın çalışanları arasında bir müzik grubu (Koro) oluşturulmuştur. Klasik müzik seslendiren grup Nazilli, Aydın ve Denizli’de konserler vererek “çok sesli” müziğin Anadolu’da tanınmasını sağlamıştır.

• Fabrikanın ressamları vardır: Fabrika bünyesindeki desinatörler fabrika dışına çıkarak Nazilli ve çevresinin güzel resimlerini yapmışlardır.

• Fabrikanın SÜMER SPOR isimli kulübü vardır: Fabrikanın bünyesinde kurulan lacivert-beyaz renklere sahiptir.

Futbol, basketbol, atletizm, voleybol, bisiklet, güreş, yüzme, boks branşlarında faaliyet göstermiştir. Fabrika bünyesindeki Sümer Spor futbol Sahası Türkiye’nin ilk “alttan ısıtmalı” futbol sahalarından biridir. Ayrıca yine fabrika bünyesinde, basketbol, voleybol sahaları, güreş minderleri, boks ringi, tenis kortu ve paten pisti vardır. “paten eğlenceleri” ve “bisiklet yarışları” Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası’nın bizlere emaneti ve mirasıdır.

• Fabrika halka bedava basma dağıtmıştır: Bir sosyal fabrika olarak tasarlanan Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası, altı ayda bir ihtiyacı olan halka “ıskarta basma” dağıtmıştır.

• Fabrika içinde işçi sağlığını koruyacak 40 yataklı bir hastane, bir eczane bir de laboratuar kurulmuştur. Nazilli’nin kâbusu haline gelen sıtma hastalığı sağlık ekibi tarafından kurutulmuştur.

Sümer İlköğretim Okulu adlı 980 öğrenciye sahip bir işçi okulu vardır.

• İşçi radyosu

• İşçi çocukları için 26 yatak ve 40 mevcutlu bir kreş kurulmuştur.

• Memurlar, fabrikanın hemen önünde özel olarak inşa edilen 264 dairelik ve 1000 kişilik lojmanlarda çok uygun bir ücretle kalırken, bekâr işçiler için 350 kişilik bir “Bekar İşçi evi” yapılmıştır.

• İşçi ve memurları şehirden fabrikaya taşımak için düzenli seferler yapan GIDI GIDI adı verilen mini bir tren yapılmış ve yıllarca kullanılmıştır.

• Fabrika işçilerinin yiyecek ve giyeceklerini temin etmek için fabrika bünyesinde bir kooperatif vardır. Fabrikanın, hizmet veren temiz bir fırını, işçi yemekhanesi, memur kantini ve bir de hamamı vardır.

• Kaliteli pamukların çevrede yetiştirilmesi için 200 adet modern tohum ekme makinesi satın alınmıştır. Yine pamuk işinde kullanılmak üzere birçok modern tarım aleti ve makinesi çiftçilere dağıtılmış ve bunları nasıl kullanacakları öğretilmiştir.

• Fabrika içinde mekanik odası, fizik laboratuar, tarım laboratuarı gibi Ar-ge bölümlerinde, fabrikada yapılacak üretimin kalitesini arttırmak için çalışmalar yapılmıştır.

• Fabrikanın büyük bir atölyesi vardır. Demirhanesi, marangozhanesi, dökümhanesi, kaynak ve teneke işleri yapan bir kısmı vardı. Diğer fabrikaların ahşap parça ihtiyacı olan makine vurucu kolları burada yapılırdı.

• Fabrikanın elektrik ve su santralleri vardır… Fabrika, bir dönem hem kendi elektrik ihtiyacını hem de Nazilli kentinin elektrik ihtiyacını kendi bünyesindeki bir elektrik santraliyle sağlamıştır. Dört kazan ve üç türbinli olan bu santral, 2500 Kw gücündedir. Fabrikanın su ihtiyacını karşılamak için bir de su santrali vardır.

SÜMERBANK

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bizi Takip Edin