Merhaba değerli Gazete NAZİLLİ okuyucuları!
“SAĞLAM KAFA SAĞLAM VÜCUTTA BULUNUR.”
Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü aslında sporu tek cümlede anlatan en güçlü tanımdır. Spor sadece kas yapmak, kilo vermek ya da yarış kazanmak değildir. Spor; iyi düşünmenin, dengeli yaşamanın ve güçlü bir toplum kurmanın temel taşlarından biridir.
Nazilli’de yaşayan biri olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim… Bu ilçenin toprağında hareket var. Yıllardır futbol sahalarında, tenis kortlarında, okul bahçelerinde, mahalle aralarında büyüyen bir spor kültürü var. Sabah yürüyüş gruplarından amatör kulüplere, okul turnuvalarından yerel organizasyonlara kadar spor, Nazilli’nin günlük yaşamının sessiz ama güçlü bir parçası.
PEKİ NEDEN SPOR YAPMALIYIZ?
Çünkü günümüz insanı çok yoruluyor ama az hareket ediyor. Zihin dolu, beden yorgun, ruh gergin. Spor burada bir denge kuruyor. Yarım saatlik bir yürüyüş bile insanın içindeki yükü hafifletiyor. Kortta vurulan bir top, sahada atılan bir koşu, salonda yapılan bir egzersiz… hepsi zihni temizleyen küçük molalar gibi.
Sporun en güzel taraflarından biri de herkese göre bir yüzünün olması.
Çocuk için oyun, genç için mücadele, yetişkin için denge, ileri yaş için sağlık demek. Kimisi rekabeti sever, kimisi sadece hareket etmeyi. Kimisi takım ruhunu, kimisi bireysel gelişimi… Spor herkese kendi kapısından girme imkânı verir.
Nazilli’nin spor geçmişine baktığımızda da bunu görüyoruz. Okul sporları, yerel kulüpler, kort sporlarının gelişimi, belediye destekli organizasyonlar…
Her neslin hatırladığı bir turnuva, bir maç, bir şampiyona anısı vardır. Spor burada sadece izlenen değil, yapılan bir şey olmuştur. Bu çok kıymetli!..
SPOR AYNI ZAMANDA KARAKTER EĞİTMENİDİR
Spor; kazanınca ölçülü sevinmeyi, kaybedince yeniden denemeyi öğretir. Saygıyı öğretir. Sırayı öğretir. Kurala uymayı öğretir. Bugün çocuklara anlatmakta zorlandığımız birçok değeri, spor ortamı doğal yoldan kazandırır.
Aileler için küçük bir hatırlatma yapmak isterim: Çocuğunuzun programında sadece ders ve ekran değil, mutlaka hareket de olsun. Her çocuk şampiyon olmak zorunda değil ama her çocuk hareket etmeye muhtaç. Spor yapan çocukların özgüveni, sosyal uyumu ve stres yönetimi daha güçlü oluyor.
Yetişkinler için de geç değil. “Benim yaş geçti” cümlesi sporun sözlüğünde yok. Başlamak için en doğru zaman bugün. Tempolu yürüyüş, bisiklet, yüzme, tenis, pilates… hangisi size yakınsa oradan başlayın. Küçük başlamak, hiç başlamamaktan büyüktür.
Atatürk’ün sözünü bir kez daha hatırlayalım: “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.”
Güçlü düşünmek, doğru karar vermek, üretmek ve hayattan keyif almak istiyorsak; bedenimizi ihmal edemeyiz.
Nazilli hareket ettikçe güzelleşir.
Biz hareket ettikçe güçleniriz.
Bu yazıyı okuyan herkesin, bugün kendisi için küçük de olsa bir hareket kararı alması dileğiyle…

