10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla Nazilli Gazeteciler Cemiyeti (NGC) bir dizi etkinlik düzenledi. Etkinliğin ilk etabında; NGC Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Özmen ve Aydın Gazeteciler Cemiyeti Nazilli Şube Başkanı Metin Özden, İstasyon Meydanı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelenk koydular. Saygı duruşunun ardından hep bir ağızdan İstiklal Marşımızı okuyan basın mensupları, törenin ardından NGC binasında düzenlenen kahvaltıda bir araya geldi.

10 OCAK; 65 YILDIR HALA HAK ARAMA VE DAYANIŞMA GÜNÜ OLARAK KUTLANIYOR!
Kahvaltı sonrası günün anlam ve önemine binaen bir açıklamada bulunan NGC Başkanı Özmen, gazetecilerin çalışma haklarının yasal güvence altına alındığı 10 Ocak 1961’in, yani o tarihi dönüm noktasının 65. yılında olduğumuzu hatırlatarak, şunları söyledi…
“Ancak ne acıdır ki; aradan geçen bu koca 65 yılda, ‘bayram’ olarak kutlamamız gereken bu günü, bizler hâlâ bir ‘Hak Arama ve Dayanışma Günü’ olarak idrak ediyoruz. Çünkü kazanımlarımızı korumak bir yana; mesleki onurumuzun, ekonomik özgürlüğümüzün ve kalemimizin bağımsızlığının her zamankinden daha büyük bir kuşatma altında olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz.”
BUGÜNKÜ KRİTERLER SORUNU ÇÖZMEDİ, GAZETECİLİĞİ ÖZÜNDEN KOPARDI!
“Bugün gazetecilik; sadece artan maliyetler ve ekonomik krizle değil; mesleği itibarsızlaştırma, güvencesizlik ve dijital kaosla da mücadele etmektedir.
Geçmişte ‘internet medyasının bir yasası yok’ diyorduk. Evet, yakın zamanda bir yasal düzenleme yapıldı, internet haber siteleri ‘gazete’ statüsüne alındı. Ancak sorun çözülmedi, sadece şekil değiştirdi.
Bugün önümüze konulan ‘nitelik değil, nicelik’ kriterleri, gazeteciliği bir ‘tık avcılığına’ hapsetmektedir. Resmî ilan ve desteklerin; ‘haberin içeriğine, doğruluğuna ve kamu yararına’ göre değil, ‘sitenize kaç kişi girdi, sayfada ne kadar kaldı’ gibi teknik ve acımasız rakamlara göre verilmesi, gazeteciliği özünden koparmaktadır.
Bu sistem; halkı doğru bilgilendiren dürüst gazeteciyi değil; sansasyonel başlık atan, kopyala-yapıştır yapan, haberi değil algoritmayı besleyen yapıları ödüllendirmektedir.
Biz bunu reddediyoruz!”

GAZETECİLİK MESLEĞİ YOL GEÇEN HANINA DÖNDÜ!
“Gazetecilik, bir ‘tıklama’ yarışı değil; bir hakikat arayışıdır.
Şu anda halen en büyük eksiğimiz; eline her telefon alanı değil; bu işe gönül ve emek veren, etik değerlere sahip çıkan kişileri, gazeteciyi tanımlayan ‘Bütüncül bir Meslek Yasası’nın olmayışıdır.
Gazetecilik mesleği kapıdan girenin ‘ben gazeteciyim’ diyebileceği bir yolgeçen hanına dönüştürülmüştür.”
YEREL BASINA SAHİP ÇIKMAK, KENDİ SESİNİZE SAHİP ÇIKMAKTIR!
“Ve buradan yerel basına, yani demokrasinin kılcal damarlarına gelmek istiyorum. Yerel gazeteler ve haber siteleri; sadece ticari birer işletme değildir. Onlar; bu şehrin hafızasıdır, sokağınızın sesidir, derdi olanın, haksızlığa uğrayanın ilk sığınağıdır.
Eğer yerel basın susarsa; şehir karanlıkta kalır. Yerel basın susarsa; demokrasinin nefesi kesilir.
Bu yüzden çağrımız sadece yetkililere değil, tüm halkımızadır: yerel basına sahip çıkmak, kendi sesinize sahip çıkmaktır. Bir gazeteye abone olmak, sabah kahvenizi içerken yerel bir haberi okuyup paylaşmak, esnafımızın reklam desteği vermesi… Bunlar basit ticari ilişkiler değil, bir şehrin kültürüne yapılan yatırımdır.”
10 OCAK; BİZİM İÇİN DAHA ÖZGÜR VE İTİBARLI BİR GELECEK İÇİN SÖZLEŞME TAZELEME GÜNÜDÜR!
“Şartlar ne kadar ağır olursa olsun, basılı medyada kağıt maliyetleri ne kadar artarsa artsın, dijital mecrada algoritmalar bizi ne kadar zorlarsa zorlasın, radyo ve tv’lerimiz yüksek enerji giderleri, uydu kiraları ve telif bedelleriyle boğuşursa boğuşsun…
Bizler; kalemini satmayan, doğru bildiğinden şaşmayan, kamu yararını ‘tık’ sayısına değişmeyen gazeteciler olarak buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz.
10 Ocak; bizim için bir kutlama değil, daha özgür ve itibarlı bir gelecek için sözleşme tazeleme günüdür.“




