Nazilli Ticaret Odası’na (NTO) 13 yıl başkanlık yapan ve son seçimi 54 oy farkla kaybeden ‘Efsane Başkan’ Nuri Arslan, seçim sürecinde birlikte çalıştığı ‘Mavi Liste’ ekip arkadaşları, meclis üyeleri, iş insanları ve aileleriyle akşam yemeğinde bir araya geldi.
Nazilli Sanayi Sitesi Sosyal Tesisleri’nde düzenlenen ve misafirlerini kapıda karışlayan Nuri Arslan, yemeğin ardından önemli açıklamalarda bulundu. Seçim öncesi kaleme alınan bir makalede yer alan iddialara cevap veren Arslan, göreve geldikleri 2013 yılından bugüne geçen 13 yıllık süreçte NTO’yu nereden alıp nereye taşıdıklarını ve bu süreçte neler yaptıklarını rakamlarla ortaya koydu.
Nuri Arslan, “Biz makam için gelmedik, biz Nazilli ve çevresine faydamız olsun diye geldik. Ve biz lütfetmedik, yapmamız gerekeni yaptık” dedi.
“TEŞEKKÜR ETMEK İÇİN SEÇİM KAZANMAYI BEKLEMEDİK”
Sandık maratonunun ardından ekibine kalbi bir şükran sunmak adına bu organizasyonu düzenlediklerini belirten Nuri Arslan, demokratik olgunluk dersi verdiği konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Bu programı düzenlemekteki birinci amacımız sizlerle bir araya gelmek. Üç dört ay hep beraber malumunuz ilçe ilçe dolaştık. Üyelerimizin dert ve sorunlarını dinleyip kendilerinden destek talep ettik. Ve bu süreci demokrasi gereği tamamlamış olduk. Bizim lugatımızda teşekkür etmek için illa seçimi kazanmak gerekmez; kazansak da kaybetsek de yol yürüdüğümüz, sabahın köründen akşamın karanlığına kadar peşimizde koşan bu ekibe vefa borcumuzu ödemek demokrasinin asıl gereğidir.”
“TİCARET BİR PAZARLAMA SANATIDIR, ANLATAMAZSANIZ SONUÇ BU OLUR”
Seçim sonuçlarına ilişkin kurumsal bir özeleştiri de yapan Arslan, seçim döneminde muhalefet tarafından üretilen algı operasyonlarına değinerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Çok çaba sarf ettik ama olmadı, takdir edersiniz ki seçimden sonra şunu gördük; çalışmak bir yere kadar, bir yerden sonrası çalışmanın çok bir anlamı olmadığını gördük. Tabii bir pazarlama sanatıdır ticaret de siyaset de. Yani işi yapmakla bitmiyor, işi pazarlayamadıysanız, yaptığınız dev projeleri üyeye doğru anlatamadıysanız bu tip sonuçlar her zaman yaşanabilir.”
“7 İLÇEYE DE EŞİT HİZMET ETTİK, AYRIMCILIK İDDİALARI İFTİRADIR”
NTO’nun sorumluluk sahasında bulunan tüm ilçelere adil hizmet götürdüklerini belirten Arslan, “Seçim öncesinde birilerinin kaleme aldığı yazılarda, bizlerin yeni üyeleri yok saydığımız gibi asılsız iddialar ortaya atıldı. Bir de 7 ilçeye eşit hizmet söylemi var ki kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına bunlara rakamlarla yanıt vereceğim. Seçimler gelir geçer, insanlar yaptıkları ve yapmadıklarıyla anılır. Biz doğru ve dürüst ilkeli olarak arkadaşlarımızla beraber 2013 yılından beri sorumluluk sahamızdaki yedi ilçeye de eşit şekilde hizmet etmek üzere mücadele ettik. En basit örneği; bu salonda dört yıldır verdiğimiz iftarlarda Nazilli merkezde hangi menüyü, hangi kalitede servis ettiysek, diğer altı ilçemize de aynısını götürdük. ‘Sanki biz eşit hizmet etmiyoruz’ gibi algılar oluşturulmaya çalışıldı. Bizim kadar ilçeleri dolaşan bir ekip olmadı. Bugün temenni ediyorum ki; yeni seçilen arkadaşlarımız bizden çok daha başarılı olsunlar, çıtayı katbekat yukarı taşısınlar. Bizim de hatalarımız, eksiklerimiz olmuştur; hiçbir zaman yüzde yüz kusursuzuz iddiasında bulunmadık. Yeni yönetimin başarısı ticaretimizi büyütecektir, biz de onlardan Allah razı olsun deriz” ifadelerini kullandı.

Nuri Arslan’ın konuşmalarından satır başları şu şekilde…
300 METREKARELİK ANİMASYONA SIKIŞMAYI REDDEDİP 50 YILLIK GELECEĞİ İNŞA ETTİK
“Ben 2013 yılından önce 5 yıl meclis üyeliği yaptım. O dönemde Ticaret Borsası ile ortak alınan ve üzerinde 3 katlı bina yapılması planlanan 1050 metrekarelik bir alan vardı. İnşaat taban alanı sadece 350 metrekareydi ve bu dar planlamaya göre birer kat kurumlara bölüştürülecekti. Şimdi soruyorum; 400 üyesi olan bir borsa ile o dönem 3 bin üyesi olan Ticaret Odamızın 300 metrekarenin içine sıkışması mümkün müydü? Eski binamız zaten 150 metrekareydi ve planlanan o yer daha o an bile yetersizdi. Göreve geldiğimizde bu yetersizliği görerek borsaya, ‘Burası küçük, ortaklaşa sığamayız. Ya tamamen biz yapalım ya siz yapın’ dedik. ‘Yapamayız’ dediklerinde iki sene sonra o yeri tamamen kendilerine devrettik ve onlar kendi binalarını yaptılar. Ortada iddia edildiği gibi resmiyeti olan, ruhsatı alınmış bir proje falan da yoktu; sadece seçim dönemlerinde gördüğünüz cinsten sanal bir animasyondan ibaretti. Biz o projeyi odamızın vizyonuna uymadığı için askıya aldık ve arkadaşlarımızla birlikte doğru olanı yaparak Nazilli’nin 50-100 yılını kurtardık.”
HALUK ALICIK’TAN BEDELSİZ DEĞİL, ÜCRETİ MUKABİLİNDE 7 BİN METREKARELİK ALAN KAZANDIK
“Birilerinin iddia ettiği gibi o eski projeyi kenara fırlatıp atmadık. Nazilli’nin geleceğini göz önüne alarak, şu anda Ticaret Odası binasının bulunduğu yaklaşık 7 bin metrekarelik o devasa alanı dönemin Belediye Başkanı Haluk Alıcık’tan bizzat gidip talep ettik. O alanı bize, iddia edildiği gibi bedelsiz değil, tamamen ücreti mukabilinde tahsis ettiler ve odamıza kazandırdık. Bilgiyi dışarıdan, kulaktan dolma kaynaklardan alıp yazıp çizmek, yapılan bu devasa yatırımları görmezlikten gelmektir. Bizim vizyonumuz 300 metrelik bir oda değil; 7 bin metrekare alana yayılan, 4 bin metrekare taban inşaat alanı üzerine oturan ve toplamda 6 bin metrekare kapalı alana sahip devasa bir tesistir. Bu binayı yaparken o dönem yönetim kurulunda olan Hüsnü Erturan Başkanımız projesini bizzat çizdi ve odamızdan 1 lira bile para almadı. Herkes çok büyük fedakârlıklarda bulundu. Nazilli’ye 50 yıl yetecek, muazzam bir rezerv alanı olan kalıcı bir bina bıraktık ve bundan ekip olarak gayet mutluyuz.”
GEÇMİŞTEN KALAN GAYRİMENKULLERİ SATMADIK, HEPSİNİ KORUYARAK BU ESERİ YAPTIK
“Biz göreve geldiğimizde -şu anda hâlâ mevcut olan- eski hizmet binamız 140-150 metrekare mevcudiyette duruyor. Bir otelimiz, bir de Halk Bankası ile İş Bankası arasındaki Soylu AVM’nin olduğu yer var. Bu iki gayrimenkul de hâlâ bizim mülkümüzde duruyor. Şimdi öyle bir söylem var ki; sanki biz gelmişiz, geçmiş dönemdeki oteli satmışız, Uzun Çarşı’daki yeri satmışız da bu yeni hizmet binasını öyle yapmışız. Yok efendim, öyle bir şey kesinlikle yok! Biz ikisini de koruyoruz, iki bina da hâlâ şu anda mevcut ve odamızın mülkiyetindedir. Biz yapmış olduğumuz yeni hizmet binasını tamamen mali disiplinle yaptık. Geliri artırıp gideri kısarak, odanın tek bir kuruş mülkünü satmadan bu eseri Nazilli’ye kazandırdık.”
3 MİLYON TL KREDİ ALDIK, KENDİ ŞAHSİ İMZALARIMIZLA ÖDEYİP SIFIRLADIK
“Bu eserimizi yaptığımızda ben ve o dönemki Genel Sekreterimiz Eray Bey için ‘Kredi aldılar’ diyorlar. Evet, biz kredi aldık. Kredi aldık da siz mi ödediniz o krediyi? O krediyi tamamen biz ödedik ve şu anda borcu sıfırladık. Biz o dönem 3 milyon lira kredi aldık. Bankaların bu tip kurumlara nasıl kredi verdiğini biliyor musunuz? 500 milyonluk malınız da olsa şahsi kefaletiniz, şahsi imzanız olmadan kurum adına kredi vermezler. Ben ve Genel Sekreterimiz Eray Bey şahsi imzalarımızı atarak, bu kurumsal riski alarak o parayı çektik. Meclisten yetki istediğimizde diğer gruptaki arkadaşlar, ‘Ya niçin kredi alıyorsunuz? Biriktirin parayı 4-5 sene, ondan sonra yapın’ diye serzenişte bulunmuştu. Biz parayı biriktirmeye kalksak enflasyonda bu bina bugün asla yapılamazdı. Göreve geldiğimizde kasası boş, malı mülkü olmayan bir oda teslim almadık; geride 100 yıllık bir birikim vardı. Biz bu geçmişe saygı duyarak, kimsenin malını satmadan, kendi şahsi riskimizle bu odayı zirveye taşıdık.”

2013’TE KASADA PARA VARDI AMA BİR O KADAR DA BORÇ VARDI!
“Biz göreve geldiğimizde 2013 Mayıs ayında bankada 292 bin 934 TL paramız vardı, yani o günün kuruyla 169 bin 326 Dolar… Ama bu paraya yakın bir borç vardı: 2013 yılı ödenecek borç miktarı 269 bin 111 TL, yani o günün rakamlarıyla 115 bin 556 Dolar…
Bunlar resmi rakamlar. Bunu dolarla kıyasladım. Hani o gün ‘İşte efendim çok paraydı’ değil efendim. Kur orada yazıyor, 169 bin küsur dolar paramız var. Peki neyimiz vardı biliyor musunuz? Evet, otel duruyor, satmadık. Dükkan duruyor. Mevcut odanın olduğu yer duruyor. Bir de mevcut Uzun Çarşı’daki yerin böyle bir borcu vardı. O borç da yaklaşık 1 yıl sürdü, 115 bin dolar borç ödedik o mülke sahip olmak için. Biriken parayla bunu kıyasladığınızda kasada sıfır para vardı ve biz bu hizmet binasını sıfır parayla yaptık.”
ODANIN GELİRİNİ %400 ARTIRDIK
“Bize kalan iki dükkanın (otel binası ve Uzun Çarşı dükkan) bugün itibariyle aylık kira getirisi 512 bin 415 TL, yani 10 bin 419 Dolar. Peki biz ne yaptık? Yeni hizmet binası yapımıyla odaya kazandırılan işyerlerinden aylık 617 bin 673 TL, yani 12 bin 560 Dolar kira geliri elde ediyoruz. 2026 yılı itibariyle Nazilli Ticaret Odası’nın 9 işyerinden toplam kira geliri 1 milyon 130 bin 88 TL, yani 22 bin 978 Dolar. Biz aldığımızdan geriye bir şey götürmedik, aksine binayı da hesaba katarsak %400 artırmış bulunuyoruz. Ayrıca kiralamaya hazır durumda olan 3 işyeri daha var. Bu kadar mı, tabii ki hayır. 2013 yılında 2 adet motoru (1’i hurda) bulunan odanın bugün araç parkurunda; 1 Motosiklet, 1 Otomobil, 1 Makam Aracı (Togg), 1 Minibüs (6 kişilik), 1 Coğrafi İşaretli Ürün Tanıtım Aracı (içinde; fırın, soğuk hava deposu, güneş paneli, lavabo bulunuyor) 1 Vip Minibüs (11 kişilik) bulunmaktadır.”
7 MİLYON DOLARLIK ESER BIRAKTIK
“Biz şu anda Nazilli Ticaret Odası hizmet binası ekipmanıyla birlikte 300 milyonun üzerinde bir rakam, o da 6-7 milyon dolar rakam yapar. Biz sıfırdan aldık, yaklaşık 7 milyon dolarlık eser bıraktık. Biz ekstradan bir iş yapmadık, biz yapmamız gerekeni yaptık. Yani biz lütfetmedik; tasarruf yapılması gerekiyordu, Nazilli çevresine bir hizmet lazımdı. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu her geldiğinde söyledi: ‘Türkiye’deki birçok il odasından daha iyi konumda, fiziki şartları yerinde bir hizmet binası oldu.’ Nazilli gibi bir ilçe ölçeğinde görüp görebileceği son zamanların en düzgün hizmet binasını yaptık, bunda da iddialıyız.”

KASAMIZDAKİ 86 MİLYON TL SÜMERBANK PROJEMİZİ HAYATA GEÇİRMEK İÇİNDİ
Bizim kasamızda şu anda Eylül ayı sonu itibariyle 86 milyon 561 bin 56 TL var, yani 1 milyon 760 bin 86 dolar… Bizim 100 bin dolarla aldığımızı, biz 1 milyon 760 bin 86 dolara getirdik. Peki bu ne işe yarayacak? Biz Nazilli Sümerbank projesini anlatırken epey bir farklı farklı yorum geldi. Sit alanıydı oydu buydu. Geçen hafta Sayın Kaymakamımız açıklama yaptı. Sayın Valimizin bu konuya çok önem verdiğini ve 2 yıl gibi kısa sürede Sümerbank’ın faaliyete geçeceğini ve farklı kurumlara verileceğini söyledi. O kurumlardan birisi Nazilli Ticaret Odası.
Biz geçen sene vekillerimizle, rektörümüzle ve en son Sayın Valimizle görüştük. Ziyaretimizde Sayın Valimiz bize anlattı, konunun hassasiyetine o kadar hakimdi ki ve Sayın Valimiz şu anda Nazilli Sümerbank için bir şans, Allah razı olsun kendisinden. Sümerbank’ı ben inanıyorum ki 2 sene içinde -biz de en son söylemimizde, bize verilmesi halinde Sümerbank’la alakalı projeyi 1 yıl içinde- hayata geçireceğimizi söyledik ve herhangi bir finans kaynağına ihtiyacımız olmadığını… Olmadığının kanıtı da burası zaten.
Şu anda bizim 86 küsur milyon TL paramız var. Bu yıl sonuna kadar 100 milyona yaklaşırdı. Ve bizim de zaten projemiz aşağı yukarı oraya hemen hemen yetecek bir rakamdı ki onun başlaması yapılması en az 1 sene sürer, o zaman için de bu gerekli noktaya ulaşırdı.
Yani biz arkadaşlarımızla beraber ayağı yere basmayan hiçbir şey anlatmadık. Olabilecek, yapılabilecek şeyleri konuştuk.”
UZUN YAŞAM KÖYÜ İÇİN ALAN HAZIR, 1720 AĞAÇ DİKTİK
“Uzun Yaşam Köyü projemiz için yaklaşık 100 dönümlük bir alanın tahsisini yaptırdık. Bu projede yeşil alan ve ağaçlara ihtiyacımız olduğu için şimdiden ‘Ağaçlandırma Bölgesi’ ile birlikte alana 1000’i zeytin, 720’si incir olmak üzere 1720 adet ağaç diktik. Buraya şimdiye kadar 4-5 milyon TL masraf ettik.
Uzun Yaşam Köyü yapılır veya yapılmaz, o bizim uhdemizde, tasarrufumuzda değil artık. Ama bu arsalar, bu alan bize ait. Buraya biz yatırım yaptık, masraf yaptık. Sizin, üyelerimizin aidatlarından aldığımız paralarla doğru bir iş yaptığımızı düşünüyoruz. 100 dönümlük bir alan sahibiyiz. Bugün yani dediğim gibi çok yüksek meblağlarla değil, sadece teraslama ve ağaç dikimi ödendi. Geri kalan kirası da gayet düşüktü. Bunların bundan sonra sahip çıkılması gerektiğini düşünüyorum.”
7 ÜRÜNÜN COĞRAFİ İŞARETİ ALINDI, SIRADA 3 ÜRÜN DAHA VAR
“Coğrafi İşaretli Ürünlere önem verdik ve gelecekte ekonomik anlamda bu ürünlerin bölgemize neler katacağını öngördüğümüz için, mümkün mertebe coğrafi işaret almak için çaba sarfettik. Şu ana kadar bölgelerimizden; Nazilli Kar Helvası, Nazilli Pidesi, Bozdoğan Pidesi, Bozdoğan Cevizli Sucuğu, Karacasu Dedebağ Keşkeği, Karacasu Çömleği, Olukbaşı Oğlak Çevirme Kebabı’nın coğrafi işaretini aldık. Bu yetti mi, hayır! Delikli Börek bizim bölgemizin, aynı şekilde Kuru Patlıcan ve Buharkent Yaş İnciri… Başvuru süreci tamamlanmak üzere olan bu 3 yeni coğrafi işaretli ürünümüz de bunlar olacak inşallah.”
DOĞUM GÜNÜ SÜRPRİZİ
Programın son bölümünde, oda üyelerinin Nuri Arslan’a doğum günü sürprizi vardı. Barkovizyona yansıyan “DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN EFSANE BAŞKAN” ifadesi ile birlikte sahneye doğum günü pastası getirildi. Arslan, torunu ile birlikte mumları üfleyip pastasını kestikten sonra, tekrar mikrofonu alarak; birlikte çok zaman geçirdiklerini ve mutlaka hak geçtiğini belirterek, kendisinden yana hakkının helal olduğunu dile getirdi. Arslan; ekibinden, meclis üyelerinden ve herkesten helallik isteyerek geceyi noktaladı.

